arama

Orhan Şengün: Online Satışını Artırmak İsteyen Şirketler E-Tüccar Olmak Zorunda

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • admin
  • Oyla
    Loading...

Dalgıç Global A.Ş. E-Ticaret Uzmanı Orhan Şengün, 2020’nin dijital dönüşüm adına alışveriş alışkanlıklarındaki değişimlerine dikkat çekti.

Türkiye’de 4000 Üzerinde Yeni E-ticaret Sitesi Kuruldu!

Orhan Şengün, Pandemi ile birlikte E-Ticaret kullanımın hızla artması konusuyla ilişkin basına yaptığı açıklamada: “Covid-19 ile hayatımızdaki evrime hepimiz yaşayarak şahit olduk. Belki de birkaç yılımızı alacak değişikliklere kısa sürede adapte olmamız gerekti. İnsanlardan uzak kaldığımız ve samimi ilişkileri fazlasıyla aradığımız şu anki zaman diliminde, bizlerin sağlığını önemserken evde kal sürecini de destekleyen firmaların teknolojik dönüşümleri bizim için daha kabul edilir oldu.

2019 yılında %17 bandında olan online ödeme, dijitalleşme yılı olarak da bir taraftan andığımız 2020’de %29 bandında seyretmeye başladı. 2020’nin ilk altı ayında; salgın hastalık sebebiyle iş yeri kapalı olan küçük esnafın, dijital dönüşüm planlarını ertelerken online ticaretteki ışığı gören orta ve büyük ölçekli şirketlerin çoğunlukla girişimcisi olduğu 4000 üzerinde yeni e-ticaret sitesi kuruldu. Yeni kurulan e-ticaret sitelerinin dışında bir gerçeklik var ki zorunluluklar bizi online dünyaya daha kolay adapte etti. Sektörel anlamda konuşmak gerekirse market alışverişleri onlineda payını geçen yıla oranla ciddi seviyede arttırdı. %200 olduğu ifade edilmekte güncel olarak ancak bununla ilgili sayısal bir çalışmamız mevcut değil. Sayılar dışında kalarak online dünyayı bir gözlemlemek istediğinizde de kolaylıkla bu sonucu çıkarabilirsiniz.” diye ekledi.

Kredi kartı Kullanımı Daha Pratik Hale Gelebilir

Orhan Şengün: “Kredi kartı kullanımını henüz yeni çıktığı dönemle kıyaslayarak günümüzdeki kullanımını değerlendirmek yanlış olabilir. Kredi kartı kullanımının yaygın olduğunu ve kredi kartlarının ayrılmaz bir parçamız olduğunu düşünsek de nakit kullanımı bir hayli fazla. Öyle ki özellikle Anadolu’da hala ufak tutarlar olarak nitelendirebileceğimiz 10₺-20₺ alışverişlerde kart kullanımının doğru olduğu düşünülmüyor. POS cihazının hala geçerli olmadığı işletmelerimizi de hesaba katarsak muhtemelen bu sözüme hak vereceksiniz. Ülkemizde sayı net olmamakla beraber 2 milyon POS terminali mevcut ve sadece %75’inde temassız özelliği bulunmakta. Yetişkin olarak nitelendirebileceğimiz 18 yaş üstü nüfusun da yarısından azı yani ortalama %45 i sadece kredi kartı kullanıyor. Hal böyleyken kredi kartının kullandırılması ve bu doğrultuda daha pratik hale getirilmesi gündeme gelecektir. BDDK mevcutken ve bankaların ortak bilgilere ulaşmasına imkan da zaten tanınmışken teknolojinin aracılığıyla tek bir kart sunulabilir. Bu uzak değil belki de kişiye tanımlı kartlardan ziyade programları konuşuruz ki özellikle pandemi bizde objelere dokunma antipatisi oluşturdu. Teknoloji de günün şartlarına göre şekillenecektir.

E-Ticaret Artık E-tüccarlığa Evrilecek!

Orhan Şengün: Doğru bir tanımlama mıdır bilemiyorum ancak ticaretin daha ilkel olarak yapıldığı ve hazır giyimin dahi bulunmadığı dönemlerde iyi esnaf olanlardan alışveriş yapılır ve ticaret ahbaplığa dönüştükçe kazanılırdı. Unutmayın, hayat her zaman belli bir döngüde modernleşmeye ayak uydurarak devam eder. Bahsettiğim dönemlerde dedem Malatya’nın sayılı esnaflarındandı. Günümüzde aynı işi online mecrada yapacak olsa eminim yine iyi bir esnaf olmayı e-tüccarlığı seçerdi. Pandemi öncesinde özellikle e-ticarete yeni adım atan bazı markalarımız bunu çok yanlış anladılar. Online mecralarda teknolojiye çoklukla dikkat çekildiğinden ve ihtiyaç duyulduğundan e-ticareti robotlaşarak uyguladılar. Katı dil kullanarak ve keskin sınırlar çizerek zaten normal yaşantımızda da ikili ilişkilerden uzakken marka değeri oluşturulmaz ve online satış yapılmaz. Müşteri ilişkilerinden ve sosyal medyadan bağımsız e-ticaretin zaten pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. Özellikle müşteri olarak bizler; aldığımız üründen emin olmayı, satış öncesinde sorular sormayı, satış sonrasında da muhatap bulmayı istiyoruz. Pandemi bizi bu alışveriş rutininden uzaklaştırmışken online mecralarda bu güveni şahsen ben arıyorum. Bugün sıklıkla kullandığımız Instagram’da bile bildirim tuşunun yerinde alışveriş butonu bulunmaya başladıysa şayet bu Instagram’dan satış yapan ve bizzat diyalogla ürünlerini pazarlayan markalar sayesinde oldu. Sosyal medya devleri dahi bu şekilde düzenlemelere gidip yatırım yapıyorsa, bu bize geleceğe dair bazı mesajlar vermeli. Özellikle fast pay olarak adlandırdığımız sistemler daha da yaygınlaştığında, güven unsurunu zaten edinmiş olan e-tüccarlar daha da çok kazanacak.

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ